Nevşehir’in merkezine 20 km. uzaklıkta olan Ürgüp, Kapadokya’nın en büyük ve önemli merkezlerinden biridir. Tarihsel süreç içerisinden çok fazla isim alan Ürgüp, Bizans Dönemi’nde Osiana, Hagios, Prokopios; Selçuklular Dönemi’nde Başhisar; Osmanlılar Dönemi’nde ise Burgut Kalesi; Son olarak Cumhuriyetin ilk yıllarında da Ürgüp adını almıştır. Herkesin aklına gelen peri bacalarını şehirde görmemek ilk önce şaşırtacak olsa da Ürgüp çevresinde başta her yıl 2 milyon kişinin önünde fotoğraf çektirdiği Üç Güzeller olmak üzere en güzelleriyle karşılaşılıyor, vadilerinde hayat buluyor, tarihiyle adeta zaman tünellerine giriyorsunuz. Ürgüp, gezilecek yerleri öyle hemen tükenmeyen ve ‘yine buraya geleceğim’ diye gidilen Kapadokya büyülerinden. Gördüğünüzü unutturmuyor, görmediğinizi keşfetmek için tekrar gelmek isteyeceğine söz verdiriyor.

KADINLAR KALESİ OLARAK BİLİNEN ‘KADIKALESİ’

‘Kadınlar Kalesi’ olarak da bilinen Kadıkalesi, Ürgüp’teki önemli tarihi yapılardan. Kadıkalesi bir tepe üzerine konumlandırılmış. Ayrıca Bizans’a kadar uzanan ve Osmanlı hakimiyeti sırasında saray içinde görevli kimselerin konakladığı önemli bir bölgede bulunuyor. Selçuklular zamanında Kadınlar Kalesi adını alması ise savaşlarda kadın ve çocukların sığındıkları bir kaya kale olmasıdır. Dünyaca bilinen Fransız gezgin Felix Maire Charles Texier’in de Temenni Tepesi’nden görünen Kadı Kalesi’nin resmini çizdiği de biliniyor.

Mazı Yeraltı Şehri, bu yeraltı şehrinin bulunduğu vadide Erken Roma ile Bizans dönemine ait birçok kaya mezarda göreceksiniz. Bu yeraltı şehri diğer Kapadokya yeraltı şehirlerinden farklı özellikte 8 kattan oluşmakta ve sizleri büyülemeye mimari yapısı ve tarihi dokusu olsun yetecektir.

Ve herkesi büyüleyen görüntüsüyle bile ruhunuzu dinlendiren o manzara. Evet aynı yerden bahsediyoruz, Peri Bacaları… Bu eşsiz bölgenin günümüzden 60 milyon yıl önce iç deniz olduğu varsayılır. Harekete geçen yer kabuğuyla birlikte yer altında bulunan lavlar, oluşan çatlaklardan dışarı çıkar ve milyonlarca yıl sürecek bir süreç başlar. Hasan Dağı olarak bildiğimiz birer volkanik yanardağ olan bu dağ, Erciyes Dağı ve Güllü Dağı aracılığıyla lavlar yeryüzüne doğru püskürmeye başlar. Çok uzun yıllar süren bu lav akışı oradaki denizi kurutur ve kuruyan denizin bulunduğu bölgedeki çukurlar lav ile dolmaya başlar. Uzun yıllar sonra yanardağlar söner, Peri bacalarının oluşumunda akarsular görev almaya başlar. Sertleşen lavın üzerine akan sular kayayı aşındırıp derin vadiler oluşmasını sağlar. Vadilerin yamaç kısımları ise rüzgârın aşındırması sebebiyle dalgalı bir görünüme kavuşur. Lavların katmanlardan oluşması ve esen güçlü rüzgâr şu anki baca kısımlarının oluşmasını sağlamıştır. Peri Bacaları için doğanın bize armağan ettiği bir güzellik olarak bahsetmek çok daha doğru olacaktır. Bu muhteşem manzaraya uçan balon ile bakmak ayrı bir duygu olacaktır, bu nedenle şiddetle tavsiye ederiz. Eşsiz manzarası ile adeta bir kuş misali havalanacak, doğanın ve tarihinin rüzgarını teninizde hissedeceksiniz..
Görmeye değer daha bir çok yeri ile Ürgüp, gidilecekler listenizde muhakkak bulunsun. Rotamız her zaman güzelliklere ve benzersiz ülkemizin eşsiz şehirlerine çıkmaya devam edecektir. Pusulanızı çevirin, rotamız daha nice güzellikler ile beraber olacaktır.

Burayı gezerken yaşadığınız şey, bir yeri gezmekten çok bir yeri keşfetmeye dönüşür.

You might also enjoy: